Gündem

Dolandırılanlar Dikkat: Ponzi Sistemi Nedir, Nasıl Çalışır?

Ponzi sistemi, genel anlamı ile bir dolandırıcılık sistemidir. Kazan-kazan mantığı ile çalışan bu sistem, üyelere Ponzi oyunu olarak aktarılmaktadır. Yeni üyeler ile kazanılan bu sistemde oyun yatırımı faiz oranları ile değerlenmektedir. Üye sayısının fazla olması Ponzi sisteminde sistemin yöneticisinin kazanmasını sağlamaktadır. Ancak üye sayısının düşüşe geçmesi ile birlikte üyelere, gereken ödemeler yapılamamaktadır. Sistem ilk kurulduğunda asıl mantığı, ülkeler arasında değişim yapılabilen posta pullarının kur farkı ile kâr ettirilmesi üzerine çalışmaktaydı.

PONZİ SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIR?

Dolandırıcılık üzerine kurulan bu sistem, posta pullarının ülkelere göre fiyat farklılıkları olması üzerine kurulmuştur. İktisadi olarak iyi durumda olan ülkelerin faiz oranları düşüktür. Bu ülkelerde ise Ponzi oyunu, faiz oranlarını kur dışında yükselterek yatırım yapılması için kişiyi kandırmaktadır. Bu nedenle finansal fona ihtiyacı olan kişiler gerçek kurda düşük faiz oranlarından borçlandırılır ve fonlarının Ponzi’nin sağladığı yüksek faiz oranları ile değerlenmesi sağlanır. Ancak bu yüksek oranlı değerlenmeyi sağlamak için başka yatırımcılara daha farklı faiz oranları sunar. Böylelikle hem oyunu oynayan hem de yatırıcımcılar kazanmış olur.

PONZİ SİSTEMİ DAHA ÖNCE KULLANILDI MI?

Ponzi sistemi, ismini kurucusu Charles Ponzi’den almıştır. İlk kez Ponzi sistemini kullanan Charles Ponzi, Aralık 1919 yılında yatırımcılar ile birlikte 150 dolarlık fonunu, Temmuz 1920 yılında 9 milyon dolara çıkarmıştı. Bunu sağlamak için ise o dönemki posta pullarının, ülkelere göre farklı fiyatta oluşundan faydalanmıştı. Ancak daha fazla yatırımcının sisteme kayıt olmaması üzerine Ponzi sistemi 1920 yılında çökmüştü.

PONZİ SİSTEMİ NASIL ÇÖKER?

Sistemi kullanan yatırımcılar tarafından toplanan paranın bir kısmı ilk katılımcılara geri ödeme, bir kısmı da Ponzi yöneticisinin kendi payı olarak ayrılmaktaydı. Ancak yeni katılımcıların olmaması, ilk katılımcılara geri ödeme yapılamaması anlamına geliyordu. Katılımcı olmayınca da eski katılımcılara geri ödeme yapılamamaya başladı. Bu sayede de sistem çöktü. 
Sistemin asıl noktası ise insanlara satın alabilecekleri bir fikir sağlamak üzerine. O dönemlerde pul olarak kullanılan bu sistem, şimdilerde insanların satın alabileceği ya da yatırım yapabileceği fikirler üzerinden devam edebiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.