16 Mayıs 2020 Cumartesi 18:40
Pandemi Sonrasında Hibrit Model Araçlara Olan Talebin Artması Öngörülüyor

Toyota Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Selim Okutur, “Hibrit araçlar tüketici alışkanlığıı değiştirmeden hava kirliliğini azaltmaya katkıda bulunuyor. Hibrit ve elektrikli araç talebinde artış öngörüyoruz” dedi. Hibrit araçların kullanılması hava kirliliğinin azaltarak, aynı standartlarda ulaşım imkanı sağlıyor.

HİBRİT VE ELEKTRİKLİ ARAÇLAR HAVA KİRLİLİĞİNİ AZALTIYOR

Yeni tip Kovid-19 salgınının insan sağlığı açısından sektörlerde olumlu gelişmelere sebep olacağını belirten Toyota Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Selim Okutur, Türkiye nüfusunun yüzde 80’inin şehirlerde yaşadığına da parmak bastı. Yoğunluğun bulunduğu yerlerde ise ulaşım ve enerji sektöründe fosil yakıtların kullanımı paralel olarak artıyor. Ancak fosil yakıtların kullanımının artması, önemli sorunlara yol açıyor. Selim Okutur, bahsi geçen elektrikli ve hibrit model araçların ise hava kirliliğinin önüne geçebileceğini söyledi.

HASTALIKLARDA HAVA KİRLİLİĞİNİN ETKİSİ ÇOK BÜYÜK

Yaşanan pandemi sürecinin akciğer ve solunum yolu hastalıklarında hava kirliliğinin büyük bir etkisi olduğunun altını çizen Toyota Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Selim Okutur, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan çeşitli araştırmalarda, dizel araçların egzozlarından çıkan azot oksit ve partiküller gibi salımlara neden olduğu hava kirliliği, kanserin ana sebebi olarak değerlendiriliyor. Çin’de başlayan salgın sonrasında hava kalitesinin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Zonguldak’ın büyükşehir olmamasına rağmen sokağa çıkma kısıtlamalarına dahil edilmesinin sebebi, şehirdeki hava kirliliği nedeniyle akciğer rahatsızlığı olan vatandaşlarımızı korumak içindi. Hava kirliliğinden korunmak için daha temiz yakıtlı sistemler ve ulaşım yöntemleri kullanmak zorundayız.”

ELEKTRİKLİ ARAÇ SAYISI HENÜZ ÇOK AZ

Selim Okutur, dünyada kullanılan araçların yüzde 98’inin konvansiyonel içten yanmalı olduğunu belirterek, henüz elektrikli araç sayısının çok az olduğunun altını çizdi. Şu an için tam elektrikli araç üreten 200’den fazla firmanın çalışmalar yaptığını söyleyen Okutur, söz konusu elektrikli araçların yaygınlaşması için 15-20 yıllık sürecin geçmesi gerektiğini belirtti. Avrupa’nın hibrit ve elektrikli araçların yaygınlaşmasında öncü olacağını belirten Okutur, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Refah seviyesi yüksek ülkelerde elektrikli araç sayısının artması daha kolay olacak. Sebebi, elektrikli araçlarda batarya maliyetlerinin oldukça pahalı olması. Altyapı sorunları ve şarj etme sorunları da olacak. Uzun şarj süreleri insanların bugüne kadar edindikleri kullanım alışkanlıklarına ters düşüyor. Dünyada sadece elektrikle çalışan araçların sisteme entegrasyonu zor olabilir ancak hibrit teknoloji dediğimiz çok daha küçük bir yatırımla konvansiyonel motor ve elektrik motorunun birlikte kullanıldığı hibrit araçlara daha kolay erişebileceğini söyleyebiliriz. İki motorlu olan bu araçlarda şehir içinde enerji ihtiyacının yüzde 50’sini elektrik enerjisiyle karşılayarak önemli ölçüde akaryakıt tasarrufu sağlıyorsunuz ve çevreyi çok daha az kirletmiş oluyorsunuz.”

HİBRİT VE ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN TALEBİNDE ARTIŞ ÖNGÖRÜLÜYOR

Hibrit teknolojisi kullanan araçların şarjı için şarj ünitelerine gerek olmadığını belirten Okutur, sadece araç alım maliyetlerinin biraz masraflı olduğunu söyledi. Diğer konvansiyonel araçlara göre büyük avantaj sağlayan Hibrit araçlara yönelik Selim Okutur şunları kaydetti:

“Hibrit araçları önümüzdeki yıllarda daha fazla duyacağız. Çok kısa zamanda hibrit araçlar konvansiyonel araçları geçecek. Hibrit araçlar tüketici alışkanlıklarını değiştirmeden hava kirliliğini azaltmaya katkıda bulunuyor. Şirket olarak yılda yaklaşık 10 milyon araç üretiyoruz. 2025’te bunun yüzde 50’sinden fazlasında hibrit motorlar veya sıfır emisyonlu teknolojiler kullanılacak. Salgın süreci bize toplu taşımadan ziyade bireysel araç sahibi olmanın avantaj olacağını gösterdi. Benzin ve motorinin kullanıldığı konvensiyonel araçlara göre, hibrit ve elektrikli araçlar talebinde artış öngörüyoruz.”

“HİDROJEN 2050’Lİ YILLARIN ENERJİSİ”

Selim Okutur, Avrupa’da birçok yerel yönetim yüksek maliyetli olmasına rağmen şehir içi toplu taşıma araçlarında elektrikli ya da hidrojenle çalışanları tercih ettiğini sözledi. Hidrojen kullanan araçların sıfır emisyonla hareket edebileceğini söyleyen Okutur, hidrojenin 2050’li yılların enerjisi olduğunu belirtti. Elektrikli otomobillerde kullanılan batarya ve şarj üniteleri sorunlarının, hidrojenle çalışan araçları ön plana çıkardığını söyleyen Okutur, son olarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Aracınızın yakıt tankını 3 dakikada hidrojenle doldurmanız mümkün olmakta ve araçların egzozundan sadec su buharı çıkmaktadır. Hidrojen ucuz olmasına rağmen, hidrojenden elektrik elde eden yakıt hücreli sistemlerin maliyeti yüksek. Bu maliyetler düşerse hidrojen kullanımı artacaktır.”

GazeteBanka.Com Haberleri Kaynak Link Verilmeden Kullanılamaz.

Facebook Sayfamızı Buradan Takip Edebilirsiniz.

Instagram Sayfamızı Buradan Takip Edebilirsiniz.

Twitter Sayfamızı Buradan Takip Edebilirsiniz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.