DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000

ALTIN HABERLERİ VE ALTIN HABER BAŞLIKLARI

Altın haberleri sayfamızda son dakika altın tahminleri ile ilgili anlık gelişmeleri, uzman altın yorumları ve canlı altın fiyatları takibini gerçekleştirebilirsiniz. Altın yorum ve tahminlerinde aracı kuruluş, yatırım bankaları ve ekonomistlerin son dakika altın tahmin ve analizleri yer alır. Altın grafik analizleri, 22 ayar altın fiyatları, 24 ayar gram ve çeyrek altın fiyatları ile anlık altın değişimleri ile ilgili canlı bilgiyi bulabilirsiniz.

ALTIN NEDİR?

Altın, kimyasal elementtir. Sembol Au'dur. Saf haliyle, parlak , hafif kırmızımsı sarı, yoğun, yumuşak, dövülebilir ve sünek bir metaldir . Kimyasal olarak altın, bir geçiş metali ve bir grup 11 elementidir . En az reaktif kimyasal elementlerden biridir ve standart koşullar altında katıdır . Altın genellikle serbest elemental (yerli) formda külçe veya tahıl olarak bulunur.

ALTIN NEDEN DEĞERLİDİR?

Her şeyden önce, değerli bir metali yapan, nadir olmasıdır. Gümüş veya bakırdan daha nadir, antik çağlardan beri çıkarılan diğer iki metal, değeri orantılı olarak daha büyüktü. İkincisi, altının harika özellikleri vardır. Kararmaz, çalışması çok kolaydır, tele çekilebilir, ince levhalar halinde dövülebilir, diğer birçok metalle alaşım yapabilir, eritilebilir ve son derece ayrıntılı şekillere dökülebilir, harika bir renge ve parlak bir parlaklığa sahiptir. Tüm bu özellikler eski zamanlardan beri, bugün olduğu gibi, sadece altın külçelerini yüksek sıcaklıklarda ısıtarak ve çekiç veya kalıp gibi basit aletler kullanarak kullanılabilir. Kısacası altın çok akılda kalıcı, bu yüzden asıl kullanımının mücevherde olması sürpriz olmamalı.

Çok eski zamanlardan beri, asil metalin göz kamaştırıcı parlaklığı, kraliçelere veya krallara uygun, dünyanın en çok beğenilen ve en seçkin mücevherlerine göre tasarlanmasına izin veriyor. Günümüzde yeni çıkarılan veya geri dönüştürülen altının çoğu mücevher yapımında kullanılmaktadır. Depolananların aksine, her yıl mevcut altının yaklaşık% 78'i bu amaç için kullanılıyor.

ALTIN HEP DEĞERLİ Mİ KALACAK?

Altının temel sorunu, petrol veya buğday gibi diğer emtiaların aksine, tükenmemesi veya tüketilmemesidir. Altın çıkarıldıktan sonra dünyada kalır. Öte yandan, bir varil petrol, gaza ve arabanızın gaz tankında veya bir uçağın jet motorlarında tüketilen diğer ürünlere dönüştürülür. Biz ve hayvanlarımızın yediğimiz gıdalarda tahıllar tüketilir. Altın ise mücevher haline getirilir, sanatta kullanılır, kasalarda kilitli külçelerde saklanır ve çeşitli başka amaçlarla kullanılır. Altının nihai hedefi ne olursa olsun, kimyasal bileşimi, değerli metalin kullanılamayacağı şekildedir - kalıcıdır. Bu nedenle petrol, tahıl vb. Emtialar için yapılabilecek arz / talep argümanı altın için pek de geçerli değildir. Diğer bir deyişle, metale olan talep kuruduktan sonra bile arz, yalnızca zamanla artacaktır.

ALTINA YATIRIM YAPMAK MANTIKLI MI?

Altına yatırım yapmanın en kolay yolu, gerçek külçe altınlara veya altın madenciliği şirketlerinin hisselerine yatırım yapabileceğiniz borsadır. Altın külçesine yatırım yapmak, altın madenciliği hisse senetlerine yatırım yapmaktan alacağınız kaldıracı sağlamaz. Altının fiyatı yükseldikçe, madencilerin daha yüksek kar marjları kazançlarını katlanarak artırabilir. Bir madencilik şirketinin, altın fiyatı 1000 dolar olduğunda 200 dolarlık bir kar marjına sahip olduğunu varsayalım. Fiyat% 10 artarsa, ons başına 1100 $ 'a yükselirse, altın madencilerinin işletme marjı % 50 artışla 300 $'a yükselir. Elbette, altın madenciliği stoklarında dikkate alınması gereken başka konular da var, yani politik risk (çoğu üçüncü dünya ülkelerinde faaliyet gösterdiğinden) ve altın üretim seviyelerini korumanın zorluğudur.

ALTIN TARİHÇESİ

Tarihte bilinen kayıtlara göre Mısır hükümdarları zamanında MÖ 3200 yıllarında, altın darphanelerde eşit boyda çubuklar halinde çekilerek para olarak kullanıldı. Au sembolü Latince "altın" anlamına gelen aurum kelimesinden gelmektedir. Peru'da MÖ 2000 yılına ait altın ziynet eşyaları kalıntılarına rastlanmış olup, Amerika kıtasındaki Aztekler ve İnkaların da altına tutkun oldukları bilinmektedir. Altına önem veren eski medeniyetler arasında; Yunanları, İranlıları, Makedonları, Asurluları, Sümerleri ve Lidyalıları saymak yerinde olur. MÖ 550 yıllarında Lidya Kralı Krezos, altını para olarak (sikke) bastırmış ve altının para olarak basılması ile de ticaret artmıştır. Şehirler zenginleşmiş ve dünya yeni bir refah dönemine girmiştir.

İskit ve Sarmatların (MÖ 1000) millî kahramanları konu alan altın toka yapımında ileri oldukları bilinmektedir. Dördüncü ve dokuzuncu yüzyıl aralarında ise altın kase, vazo işçiliğinde en güzel örnekleri vermişlerdir. Bu eserlerden bir kısmı New York, Morgan koleksiyonunda teşhir edilmektedir. Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra altından eşya yapımını azaltmışlardır. Altın eşyayı sadece süs olarak kullanmışlardır. Türkiye'de Mersin, Antakya, Niğde, Balıkesir, Kütahya, Bursa, İzmir ve çevresinden çıkarılır.

ALTIN NASIL BULUNDU?

Altın, dünyanın geniş bir bölümünde düşük konsantrasyonlarda bulunur. Yer küresinin tahminen 0,001 ppm (milyonda bir)ini teşkil eder. Kalaverit (Au2Te4), silvanit (Au2Ag2Te6) ve krennerit (Au8Te6) mineralleri olduğu gibi bakır ve kurşun minerallerinde de eser miktarları bulunabilir. Volkanik kuvarsların içinde, akarsuların kumlu yataklarında toz ve külçe halinde bulunur.

2006 sonu itibarı ile tarih boyunca çıkarılan altının 158.000 ton olduğu tahmin edilmektedir. Benzer bir görüş National Geographic dergisinin Ocak 2009 sayısında "Tüm tarih boyunca sadece 161.000 ton altın çıkarıldı, bu miktar iki olimpik havuzu doldurmaya ancak yetiyor." yorumu ile yer bulmuştur. Bahsedilen miktardaki altının hacmi kenarları 20,28 metre uzunlukta olan bir kübe eşittir. Eğer onsu 1000$'dan hesaplanırsa kübün değeri yaklaşık 5,2 trilyon dolar olacaktır.

ALTININ İÇERİSİNDE HANGİ BİLEŞENLER VAR?

Altın bileşiklerinde +1 ve +3 değerlikli halde bulunur. Bütün bileşiklerinden kolayca metalik hale indirgenebilir. Altının, AuCl, Au2S, AuCN gibi +1 değerlikli bileşikleri sulu çözeltilerde kararsız olup, +3 değere yükseltgenir veya metalik hale indirgenir. Bununla beraber sodyum ve potasyum siyanür ile verdiği kompleks tuzlarının sulu çözeltileri hazırlanabilir ve endüstride özellikle kaplamacılıkta kullanılır. Organik tuzları da bilinmekte olup kararsızdırlar. Altının +3 değerlikli bileşikleri genellikle kararlıdır.

AuCl3 su, alkol ve eterde çözünür, fotoğrafçılıkta ve kaplamada kullanılır. AuBr3 alkol ve eterde çözünür. Bazı kimyasal analizlerde kullanılır. Altın hidroksit, Au(OH)3, ışığa karşı hassas kahverengi bir tozdur. Suda çözünmez, hidroklorik asit ve diğer asitlerde çözünür. Yaldız yapımı ve kaplamacılıkta kullanılır. Altının organik bileşikleri genellikle dialkil tuzlarıdır. Bu tuzlar R2AuX şeklindedir. Burada R organik molekül X ise halojen, kükürt, azot veya oksijendir.

EN ÇOK ALTINA SAHİP ÜLKELER HANGİLERİ?

Altın kaynaklarının dağılımı ile sahip olunan altın miktarı büyük paralellik göstermemektedir. Dünya'daki altın rezervinin en fazla olduğu ülkeler ve rezerv yüzdeleri sırası: Avustralya (% 17), Rusya (% 14), Güney Afrika Cumhuriyeti (% 10,5), Amerika Birleşik Devletleri (% 5), Endonezya (% 5)[4]. 2018'de dünyada en çok altına sahip olan ülkelerdir.

ALTIN NASIL ÇIKARTILIR?

Dünyada üretilen altının aşağı yukarı tümü, kuvarslı yada şistli damarlardan ve altınlı kumlardan çıkarılır. Altını ayırmak için mineraller mekanik yada kimyasal işlemler uygulanır. Mekanik yöntemde, mineral öğütülerek ince toz haline getirilir, sonra su ve yağlı bir madde karışımında yıkanır. İkinci yöntemde, altın yataklarının işletme olanakları çok çeşitlidir. Minerali öğütme yada yıkama sırasında, malgamalama (cıvayla alaşım) işlemine başvurulabilir. Elde edilen malgama damıtılarak altın ayrılır. Ayrıca klor suyuyla (özellikle malgamaladan sonra) işleme olanağı verir (klorürleme). Günümüzde genellikle siyanürleme yöntemi uygulanır; metal, geniş havuzlarda potasyum siyanür yada sodyum siyanür içinde çözündürülüp, sonra bir başka metalle (çinko, alüminyum) işlenerek, altının çökelmesi sağlanır. Bazı karmaşık altın minarellerini işlemede kolay yükseltgenen metaller, gerek ayrımsal yükseltgeme yoluyla, gerek bazı asit yada buharların etkisiyle elenebilir. Altını arındırmak için, metal önce altın klorüre dönüştürülüp, bu bileşik elektrolizle ayrıştırılır; yabancı metaller çamur içinde toplaşır.

Arı altın, yansıma sebebiyle sarı, saydamlığı yüzünden yeşil görünen, çok yoğun (19 300 kg / m³) ve yumuşak bir metal olarak karşımıza çıkar. 1 063 °C’ de erir, 2 600 °C de, olağan basınç altında kaynar ve yeşilimsi sarı bir buhar çıkarır. Altın tel çekmeye en elverişli (1 gr altından 1 km tel çekilebilir), en kolay dövülen metaldir. 0,1 um kalınlığında yapraklar elde adilebilir.(yani bir milimetrelik kalınlığa ulaşmak için bu yapraklarda 10 000 tanesini üst üste koymak gerekir).

Altın elektropozitif özelliği en zayıf metal olduğundan, kimyasal etkinliği çok düşüktür ve doğal olarak bozunmaz. B ileşiklerini oluştururken +I , +II (ender olarak) ve +III değerleriyle yükseltgenir. Holejenler altınla doğrudan doğruya bileşen aşağı yukarı tek element grubunu oluşturur. Altının önemli bileşiklerinden biri altın III klorürdür. Söz konusu bileşiğin hidrokilorik asit çözeltilerinden birinin hidrazi, fosfor, formik aldehit, vb indirgenmesi sonucunda, altının sudaki kolloyidal çözeltisi hazırlanabilir. Söz gelimi Cassius kırmızısı, rengini altın taneciklerinden alan sulandırılmış bir kalay IV oksittir ve altın II klorürün, kalay klorürle indirgenmesiyle elde edilir.

Bir altın III klorür çözeltisine hidroklorik asit katılmasıyla elde edilir. Halojenlerin altın üstündeki etkisi, bu maddeler oluşurken kolaylaşır. Olay altın suyunun altına etki etmesinin nedenini açıklar. Siyanür çözeltileri, oksijen eşliğinde altını çözündürür ve çok kararlı siyonorat iyonları oluştururlar; tepkimeden, mineralleri siyanürleme işleminde yararlanılır. Altının civayla bir araya gelmesini önlemek gerekir; çünkü bileşerek toz halinde bir alaşım (malgama) oluştururlar.

E-Bülten Kayıt