İnşaat ve Enerji Sektöründe 20 Milyar Dolarlık Sorunlu Kredi Krizi

0
123
Borç Yapılandırma
Borç Yapılandırma

İnşaat ve enerji sektöründe uygulanması beklenen fon modeli üzerinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle 20 milyar dolara yakın sorunlu kredinin yapılandırılamadığı açıklandı. Türkiye’de geçtiğimiz yıl yaşanan kur fiyatlarındaki hızlı artış akabinde gerçekleşen sektörel daralmaların yaraları sarılmaya çalışılıyor. Zira yetkililer, kur krizi sebebiyle hem inşaat hem de enerji sektöründe meydana gele borç sorununun üstesinden gelmeye çalışırken, bankaların fon modeli üzerinde henüz anlaşılamaması nedeniyle bankalar ve diğer finansal şirketlerle yapılan görüşmeler tıkanıyor. Bu kapsamda inşaat ve enerji sektöründe yaşanan 20 milyar dolara yakın sorunlu kredinin yeniden yapılandırılmasında henüz net bir ilerleme ile karşılaşılmış değil.

Reuters tarafından 10’dan fazla bankacı, sektör temsilcisi ve danışmandan alınan bilgilere göre, hem inşaat hem de enerji sektöründe borçlu şirketlerin geri ödemekte zorlandığı sorunlu kredilerin, bankaların bilançoları dışına taşınması planının açıklanmasından bu yana geçen üç ayda, söz konusu planda net adımlar atılmadığı öğrenildi. Söz konusu kredi borcu yapılandırma planının gecikmesi ile ilgili sorulara Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, “Fon konusundaki çalışmalar bankalarımız tarafından ilkbahar aylarında başlatılmıştır ve halen devam etmektedir. Gelinen noktada bankalarımızın henüz bir fon modeli üzerinde uzlaşmaya varamadıklarını görüyoruz. Yine de ‘fon kurma planından vazgeçildi’ demek için erken olduğuna inanıyoruz.” yanıtı verildi.

Alternatif Bir Model

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan konuya ilişkin açıklamalarda önemli olanın sorunun ötelenmeden kalıcı bir biçimde çözümlenmesi ve kredi kanallarının yeniden açılması olduğuna vurgu yapıldı. Bu bağlamda “Fonun tek başına yeterli olmamakla birlikte sorunlu aktiflerin çözümlenmesinde alternatif bir model olarak menüde yer almasında fayda görüyoruz” denilen Hazine açıklamasında, sorunlu kredilerin yatırımcılara transfer edileceği, finansal sistemde taze kaynak girişi sağlanacağı ve bankaların kredi tahsis ve yönetimine odaklanmasına imkan tanıyacak bir fon oluşumunun desteklendiği vurgulandı.

Mevcut durumda Türkiye’de sorunlu kredilerin, geri ödemesi gecikenlerden hiç ödeme imkanı kalmamış olanlara kadar büyüklüğünün ne kadar olduğu konusunda resmi kaynaklardan verilen bir bilgi bulunmadığı kaydedildi. Bu noktada büyük holdinglerden sanayi şirketlerine, futbol kulüplerinden inşaat ve enerji şirketlerine kadar geniş bir sektör yelpazesinde kredilerin yeniden yapılandırılması gündeme gelirken, geçtiğimiz yıldan bu yana bazı alanlarda yeniden yapılandırmaların tamamlanmış olduğu görüldü.

Bankalar ve şirketler ile Hazine temsilcilerinin yaptığı görüşmeler hakkında bilgi sahibi kişilerin görüşlerine göre, mevcut durumda görüşmelerin durma noktasına gelindiği ve herkesin yeni bir adım atmadan önce ‘bekle – gör’ konumunda olduğu ve insanların adım atmak için gelecek yılı bekledikleri bildirildi. Öte yandan alacaklı bankalar ile borçlu şirketler arasındaki görüşmeleri organize eden Ziraat Bankası ve Garanti Bankası yetkilileri ise yapılandırmaya ilişkin müzakerelerin devam ettiğini kaydetti.

İnşaatlar Durma Noktasına Geldi

Borç yeniden yapılandırmasının zor olarak görüldüğü sektörlerin başında inşaat sektörünün olduğu biliniyor. Bu kapsamda durma noktasına gelen projelerin gelir sağlamadığı gibi ekonominin ve talebin hızla toparlanamaması halinde nakit akışı oluşturmadığının altı çiziliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yayımlamış olduğu resmi verilere göre sektörün geri dönmeyen kredileri, mayıs ayı itibarıyla 15 milyar lira seviyesinde seyrettiği görüldü. Fakat sektör kaynakları pek çok farklı duruma göre 2.62 milyar dolar olan bu rakamın 10 milyar dolar seviyesine kadar çıkabileceğini belirtiliyor.

Düşük maliyetle dolar ve euro kredilerle borçlanan şirketler, daha sonraki süreçte yabancı merkez bankalarının faizleri yükseltmesi nedeniyle hızla artan faiz yükü altında kaldı. Bununla birlikte Türk Lirası’nın dolar ve euro karşısında çok sert bir şekilde değer yaşamasıyla birlikte TL cinsi gelir elde eden şirketlerin dolar borcunu ödemesi yetersiz kaldı.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here