Açlık ve Yoksulluk Kaderimiz Olamaz! - Remzi Sarıkaş

Açlık ve Yoksulluk Kaderimiz Olamaz!


2021 Yılı, hayatımızda hiç hatırlamak istemeyeceğimiz bir yıl oldu. Bu yıl siyasi, iktisadi ve sosyal açıdan çok zorlu geçti. Milletçe çok acılar yaşadık, çok sıkıntılar çektik. Bir yandan koronaya karşı yaşam savaşı verirken bir yandan da ekonomik krizle boğuştuk. Çaresizlik içerisinde tükendik. Çözümsüzlüğün varlığında bütün enerjimizi tükettik. Deva bulunmayan dertlerimizle hayatımız karardı.

Zamlarla bizi karşılayan 2022 yılına içten “hoş geldin yeni yıl” deyip iyimserlikle bakabilir miyiz? Bu şartlarda iyimser olmak oldukça zor. Türkiye’nin rasyonel anlayışla değil de konjonktürel tepkilerle yönetilmesi sorunlarımızın bir çığ gibi büyümesine neden oldu. Faizlerin düşürülmesi, dövizin yükselişinin frenlenmesi için “örtülü faiz” uygulanması büyük çoğunluğu açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan halkımıza tedavi amaçlı sunulan acı ilaç olmuştur.

Yeni yıl; yeni umutlar, yeni hayaller,  yeni beklentiler demektir. Bu duygular kişiden kişiye, ülkeden ülkeye değişkenlik gösterir. İnsanlar ve ülkeler arasındaki ortak beklentilerin ilk sıralarını; koronadan kurtulma, ekonomik sıkıntılar ve daha temiz bir dünyada yaşama arzusu alır. Kişilerin ve ülkelerin sosyoekonomik ve sosyokültürel yapılarına göre farklılıklar kendini gösterir. Her gün mutlaka bir şeyler değişiyor, belki de değişmeyen sadece bizleriz.

2021 yılında enflasyon, işsizlik ve kur krizi Türk milletinin hayatını zehir etti. Bu yıl için hepimize geçmiş olsun! Ne yazık ki bu sorunlar, devasa boyutlarla 2022 yılına intikal etti. EYT’lilerin sorunları, 3600 ek gösterge, emeklilere ve çalışanlara verilecek zamlar, enflasyon, yaşanan ekonomik kriz acil çözüm bekleyen sorunlar olarak bu yılın da gündemindeki yerini aldı. Rasyonel çözümlerin bir an evvel hayata geçirilmesi lazım.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) 35 yıldır işçilerin “geçim şartlarını” her ay düzenli olarak araştırıyor. 2021 yılı Aralık ayında yapılan “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının sonuçları şöyle: Mutfak enflasyonu; aylık yüzde 25,75, 12 aylık yüzde 54,96 oldu. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı; 4 bin 013 TL, yoksulluk sınırı; 13 bin 073 TL oldu. Bu tablo düşündürücüdür, vahimdir, korkunçtur, utanç vericidir. Yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından oldukça zengin olan ülkemize bu tablo hiç yakışmamaktadır. Açlık ve yoksulluk, asla necip Türk milletinin kaderi olamaz. Ülkemizi yönetme görevi verdiğimiz yetkililerimizin bu gerçeğe göre hareket etmeleri, sorunlara acil çözüm üretmeleri milletimizin huzuru ve refahı, devletimizin bekası için olmazsa olmazdır.

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..

14Oca
13Oca