Başka Suçlu Aramaya Gerek Yok.. - Remzi Sarıkaş

Başka Suçlu Aramaya Gerek Yok..


Bir tuhaf olduk milletçe. Ya da öyleydik de farkına varamamıştık. Hep başkalarının algı operasyonlarında kimliksizleşiyor, kaybolup gidiyoruz. Beynimizin işgal edildiğinin, hafızamızın sıfırlandığının hiç farkında değiliz. Düşünce dünyamız çökertilmiş, adeta robotlaşmışız. Bu halimiz, mutlu bir azınlığın mutluluğunun artmasına vesile olurken, yokluk ve yoksulluk sarmalındaki büyük bir çoğunluğun yaşamını kabusa döndürüyor.

Derlerdi de bir türlü inanmazdım; “Balık hafızalı bir milletiz!” sözüne. Meğer çok iyi bir gözlem ve analizin sonucunda ortaya çıkmış bu tespit. Yaşadıklarımızdan anlıyorum doğruluğunu. Ve kendimi özeleştiriye tabi tutuyorum: Yanılmışım, haksızlık etmişim, ya da millet tanımına aşırı adapte etmişim kendimi. Türk milletine olan sevgim, saygım ve bağlılığım; Türklük inancının bendeki tekamülü hafız-ı beşerimi yanılgıya uğratmış.

Milletçe, unutkanlıkla hatırlamamak arasında savrulup duruyoruz. Bu iki kavrama anlam zenginlikleri kazandıran bizden başka bir millet yoktur dünyada. Bu kavramlar, bizim sayemizde literatürdeki varlıklarını sürdürmekte, anlam genişliği kazanmaktadırlar. Biz var oldukça da varlıklarını idame ettireceklerdir.

Unuttuklarımız; bizi olumsuz etkileyen, bize zarar veren, ilişkilerimizi zedeleyen, hayatımızı kabusa çeviren olaylar. Aslında unutmuyoruz, unuttuğumuzu sanıyoruz. Bize bu psikolojik ve sosyolojik travmaları yaşatanlar hoşumuza gidecek, bize umut verecek bir davranış gösterdiklerinde devreye giriyor unutkanlığımız. Bu durumda irademiz sadakatimize yenik düşüyor. Bir meçhule yelken açtığımızı düşünmüyoruz bile. Bir ummanda azgın dalgalara kapılıp rotasını kaybetmiş bir geminin tayfaları gibiyiz!

Nasıl daha yoksullaştırıldığımızı, hayatımızın dayanılmaz hale getirilişini, yaşantımızın çilehaneye döndürülüşünü, çaresizliğin cenderesinde can çekiştirildiğimizi birden unutuveriyoruz. Hiç unutmamamız gerekenleri hatırlamıyoruz bile. Toplumca üzerimize ölü toprağı serpilmiş. Sessizliğin dehlizlerinde kaybolmuşuz. Anlaşılmaz bir tepkisizliğe ram olmuşuz. Bir ilahi buyruğa boyun eğermiş gibi bir cezbeye tutulmuşuz. Silkinip kendimize dönemiyoruz bir türlü. Böyle giderse bu hal ile asla iflah olamayacağız. Umut ışığımız hiç yanmayacak. Karanlıklardan kurtulup aydınlıkla vuslatımız gerçekleşmeyecek hiçbir zaman. Ebedi saadete erişmemiz hayal olacak.

İşte halimiz böyle..Ya unutuyor, ya hatırlamıyoruz. Her iki halde de kendimize en büyük kötülüğü yapıyor, en büyük zararı veriyoruz. O halde mevcut durumun en büyük suçlusu biziz, başka suçlu aramaya gerek yok. Yetki verdiklerimizin her yaptıklarını doğru buluyor ve onaylıyorsak, hatta hiç sorgulamadan alkışlarımızla ödüllendiriyorsak, yaşadığımız vahim durumun tek sorumlusu yine biziz. Şairin dediği gibi, “Memleket bitti, bitmedi hala sen ben/ Bize bu hal ile bizden büyük olamaz düşmen!” Ellerimizi çatlatırcasına alkışlamaya devam!

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..