BİR GÜNEŞ GİBİ DÜNYAYI AYDINLATANLAR! - Remzi Sarıkaş

BİR GÜNEŞ GİBİ DÜNYAYI AYDINLATANLAR!


Bugün 24 Kasım.. Öğretmenler Günü.. İnsanlığa güneş olan, dünyayı aydınlatanlara atfedilmiş gün.. Her günkü gibi senede bir gün.. Bol nutukların atıldığı, tutulmayacak vaatlerin yapıldığı, çözümlerin her zamanki gibi başka bahara bırakıldığı bir gün.

Kısaca bugünün tarihçesinden bahsedelim. Mustafa Kemal ATATÜRK’e, TBMM’nin 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanının verilişiyle 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi yayımlandı. Bu gün Öğretmenler Günü olarak resmiyet kazandı.

Atatürk’ün doğumunun 100. Yılı olan 1981 senesin 24 Kasım’ında Türkiye’de ilk kez Öğretmenler Günü kutlanmaya başlandı. Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür. Pek çok ülkede 19942ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tarafından Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu gün, bazı ülkelerde 28 Şubat’ta kutlanılıyor.

Bu günde öğretmenlerin özlük hakları, sosyal ve ekonomik sorunları, müfredatla ilgili beklentileri gibi konularda siyasiler ve diğer yetkililer tarafından cilalı sözler söylenir, uzun nutuklar atılır ve sonra bunların üzerine yatılır! Bu kutsal mesleğe 35 yılını vermiş bir eğitimci olarak hep bunları yaşadım. Öğretmenlerin hiçbir derdine çare olunmadığını içim burkula burkula dramatik bir şekilde yaşadım. Meslektaşlarım hala daha yaşamaya devam ediyorlar. Hatta bizler, iyileşme beklerken kazanılmış özlük haklarımızın da seneden seneye elimizden alındığını gördük. Geçmişin kazanımları yavaş yavaş buharlaştırıldı. Bunca acı tecrübelere rağmen biz yine de 3600 ek göstergenin yolunu gözler olduk. Bu bekleyişimiz hala umutla, ısrarla ve inançla devam etmektedir.

Öğretmenlerin sorunlarının başında ekonomi gelmektedir. 3600 ek gösterge bir nebze de olsa rahatlama sağlayacaktır. Öğretmen daima kendini geliştirmek zorundadır. Bunun için kendisinin gelişimine katkı sağlayacak yayınları takip etmeli, sanatsal faaliyetlerin içerisinde olmalı ve sosyal hayatını zenginleştirecek aktivitelere katılabilmelidir. Tabii bunun için ekonomisinin iyi olması gerekir. Oysa ülkemiz öğretmenleri ekonomik yönden Avrupalı öğretmenlerin oldukça gerisinde. Devleti yönetenlerin bu konuya ciddiyetle el atmaları lazım. 3600 ek gösterge bir başlangıç olabilir.

Klişe olacak ama, yine de yazacağım: Nasıl heykeltıraş çamura şekil vererek bir sanat eseri meydana getirirse, öğretmen de yaratılmışların en şereflisi olan insana şekil verir, karanlıkları bir güneş gibi aydınlatır, dünyaya ışık saçar. Bir insan topluluğunun millet vasfını kazanması öğretmenler sayesindedir. Çünkü öğretmen, insanları, kendi kültürel değerleriyle yoğurarak kimlik kazandırır. İşte bu kimlik millet olgusunu ortaya çıkarır. Yüce Atatürk, “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet olma vasfını kazanamamıştır.” özdeyişiyle bunu en etkili bir şekilde ifade etmiştir. Elleri öpülesi öğretmenlerimiz için ne söylesek yetmez.  Atatürk’ümüz yine, “Unutmayınız ki, Cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.” Diyerek öğretmenin ve öğretmenlik mesleğinin kutsiyetine vurgu yapmıştır. Başka söze ne hacet? Bir mum gibi çevresini aydınlatma görevini  büyük bir özveriyle yerine getiren, Cumhuriyet değerleriyle aydınlanan ve aydınlatan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun!

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ara

Farkına Varılmayan Tehlike!

02Ara

Krizden Herkes mi Sıkıntıda?

01Ara
01Ara

Sorunlu Olan Sizin Tercihleriniz

01Ara