Bir Kurtarıcıya Acil İhtiyaç Var! - Remzi Sarıkaş

Bir Kurtarıcıya Acil İhtiyaç Var!


Aydınlığa nasıl çıkacağız, sorusunun cevabını ararken yöneticilerimizin çözüm odaklı açıklamalarıyla kafamız daha da karışıyor. Şaşkınlık ve hayret duygularının ikileminde biçare bitkin düşüyoruz. Ümitsizlik ve karamsarlık düşünce dünyamızı istila ediyor, bilinmeyen bir coğrafyada yolunu kaybetmişlerin çaresizliğini yaşıyoruz. Bu ruhsal yapıyla bizi bulup doğru adrese götürecek bir kurtarıcı bekliyoruz.

Her sabah yeni bir ekonomistin ortaya çıktığı bir ülkede yaşıyoruz. İnsan düşünmeden edemiyor: Bu kadar çok ekonomistimiz var da neden bu ekonomik krizi yaşıyoruz? En son bir belediye başkanımız ekonomist olarak ortaya çıktı! Önerisi de dahiyane! Vatandaşın yastık altındaki birikimlerinden sırayı kadınlarımızın kollarındaki bileziklere, kulaklarındaki küpelere kadar vardırdı! Bu dehamızın dahiyane önerisi şöyle: “…Ben de diyorum ki kimin kolunda bileziği, küpesi, altınla alakalı nesi varsa, tartılsın, onlara bir değer biçilsin, bir sertifika tanımlansın. O sertifikayla beraber, bankada kiralık kasaya konulsun devletin kontrolünde…O süre içerisinde devlet bunları teminat olarak tutsun. Bir düğünde, takı zamanında ihtiyaç varsa gelip alsın, o sürede izinli sayılsın, kullansın, tekrar getirsin aynı sertifikayla kasaya koysun. Böylelikle tonlarca altın Allah’ın izniyle devletin zimmetinde olacak ve devlet bunun karşılığında her türlü yatırımını yapabilecek. Bunlarla alakalı her türlü finansal araçları da kullanabilecek.”

Bu müthiş çözüm önerisi sayın Hazine ve Maliye Bakanımızın gözlerindeki ışıkla tezat teşkil ediyor. Fakat, sayın belediye başkanımız bu dahiyane düşüncesini sayın Bakanımıza ilettiğini de söyledi. İnsan kızgınlıkla hayret, umutla öfke, çözümsüzlükle çaresizlik..gibi karmaşık duyguların sarmalında buluyor kendini böylesi açıklamalarla. Buna nasıl bir yorum getirmek lazım, diye bocalıyoruz. Vatandaş zor zamanlar için, alın teriyle özel yaşantısından tasarruf ederek kıt kanaat yaptığı kara gün tasarrufuna, 20 yıla yakın bir süredir yönetenlerin inatla sürdürdüğü yanlış politikalar yüzünden içerisine düşürüldüğümüz ekonomik çıkmazdan kurtuluş için böyle çözümler üretmek akla ziyan bir durum. Ekonomistlerimizin bundan sonra bizleri başka şaşkınlıklara sevk edecek başka nasıl çözümleriyle muhatap olacağız!

Şaşırtıcı bir açıklama da Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısından: Kur Korumalı Sistem için, “Dua edin, bu sistem tutsun.”  dedi! Yanlışlıklardan, becerisizliklerden kurtuluşu duaya bağlayıp Allah’a havale eden bu zihniyetin sahiplerine ne demeli?(!) Buna, “Yağmura duasına çıkanın –inanıyorsa- elinde şemsiyesi olmalı.” Sözünü örnek verebiliriz. Yani bunların şemsiyesi yok! 

Başka bir konu da çiftçilerimizin durumu.. Çiftçilerimiz, bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine  olan kredi borçlarına haklı olarak yeni yapılandırma istiyorlar. Borçları, gübre fiyatlarında, ilaçlarda ve yemlerdeki astronomik zamlar çiftçilerimizi ekemeyecek, hayvancılarımızı da hayvancılık yapamaz duruma getirdi. Çiftçilerimizin ve hayvancılık yapan vatandaşlarımızın bu seslerini, bu feryatlarını duyan yok. Zira, Tarım ve Ormancılık Bakanımıza göre çiftçilerimizin ve besicilerimizin durumu iyi. Sadece kuraklığa dayalı bir üretim kaybı söz konusu! Doğrusu ne, şaştık kaldık! Anlaşılan bu feryatların, bu şikayetlerin ve bu yakınmaların sebebi, “nankörlük!”
 

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..