Büyürken Yoksullaşıyoruz! - Remzi Sarıkaş

Büyürken Yoksullaşıyoruz!


Asıl konumuz hayat pahalılığı ve yanlış ekonomi politikalarının sonucu içine düşürüldüğümüz derin yoksulluk. Bugün yaşadığımız ekonomik krizin ayak sesleri 5-6 yıl öncesinden duyulmaya başlanmıştı. Ne hikmetse ülkeyi yönetmekle yükümlü olanlar bu sesi duymadılar ya da duymak istemediler. Onlara göre her şey yolundaydı. Gelinen noktada içinde bulunduğumuz durumu da bir türlü kabullenmiyorlar. Böyle olunca çözüm üretmeleri de sorun üretmeye dönüşüyor. Vatandaşın yaşadığı derin yoksulluğu bir türlü fark etmiyorlar. Bir eli yağda, bir eli balda olanların tipik davranış şekli.. Bunlardan başka bir şey beklemek abesle iştigal..

Türkiye’miz ekonomik sıkıntıları ilk kez yaşamıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tercih ettiği yanlış politikaların ağır sonuçlarının bedelini ödüyordur uzun yıllardır. Hem iç, hem de dış siyasette çok büyük sorunlarla boğuşmak mecburiyetinde kaldık. Ama bugünkü kadar çaresizlik ve çözümsüzlük içinde debelenmemiştik. En son 2001 yılında bir ekonomik krizi yaşamıştık. Bu kriz, üretim sektöründe değil bankacılık sektöründe yaşanmıştı. 57. Hükümetin aldığı ekonomik tedbirler ve uygulamaya geçirdiği ekonomik programla ekonomide yüksek enflasyon hızla düşmeye, ülke ekonomisi düzlüğe çıkacağının sinyallerini vermeye başlamıştı. Ne var ki, 57. Hükümetin ömrü bunun meyvelerini toplamaya yetmedi. 2002’nin 3 Kasım’ında yapılan bir seçimle iktidarı kaybettiler ve o tarihten itibaren bugünkü iktidarla yönetiliyor ülkemiz.

Bugünkü iktidar “3Y(yoksulluk-yolsuzluk-yasaklar)” ile mücadele sözü vererek iktidarı kazanmıştı. Verilen sözlerin tutulup tutulmadığını karneye bakarak ileride analiz edeceğiz. 57. Hükümetin programının hasadını bu iktidar topladı doğal olarak. Bundan dolayıdır ki, “çıraklık dönemi” diye tarif ettikleri dönem gayet iyi geçti. Bu dönemde Türkiye’ye açılan para musluklarının ekonomiye-sanayiye, tarıma,  hayvancılığa- yatırıma dönüştürülmemesi bugünkü ekonomik sıkıntıların temelini teşkil ediyor. Yani, yatırım ekonomisi yerine rant ekonomisinin tercih edilmesi Türkiye’ye açılan muslukların kapanmasına ve gün be gün ekonomik çıkmaza sürüklenmemize sebep oldu.

Algılarla yaşıyoruz ve kendimizi avutuyoruz. Pek çok kimse hala gaflet uykusundan uyanamadı. Gördüğü rüyayı gerçek sanıyor. Faizleri, faiz lobilerinin; doları, baronların; ekonomiyi dış güçlerin yönettiğine inanıyorlar. Şu soruları soramıyorlar: 20 yıldır bu ülkeyi siz yönetmiyor musunuz? Lobiler, baronlar, dış güçler ülkemizi yönetsin diye mi sizi seçtik? Yapılan açıklamalara nasıl kanıyorlar, insanın aklı almıyor. Tabii bu, psikolojinin konusu. Ama şöyle bir açıklaması var: Destekledikleri iktidarın yanlış yolda olduğunu kabul etmek, kendi tercihlerinin yanlışlığını da göstereceği için kendilerinin söz konusu yanlışlardan sorumlu tutulacaklarını düşündüklerinden şimdiki tutumlarını meşrulaştırma ve rasyonelleştirme gereği duyuyorlar.

Gelelim büyüme oranımıza. Yılın son çeyreğinde dünyada büyümenin zirvesinde Türkiye var. Dünyanın en gelişmiş 20 ülkesi içerisinde en yüksek oranlı büyüyen biziz. OECD Ülkelerinin içinde de büyüme rekoru kırarak birinci sıraya çıkan biziz. Mutluluk duyacağımız bir tablo. Üretimi ithalata bağımlı ve tüketirken büyüyen bir ülke olmamız bu büyümenin gerçekliği konusunda ikileme düşürüyor insanı. Öyle ya, ekonomisi büyüyen ülkede işsizlik ve yoksulluk da azalır. Eğer bunlar azalma yerine artıyorsa bu nasıl büyümedir? Büyürken daha yoksullaşıyor, daha garibanlaşıyor, daha yalnızlaşıyor ve daha dibe batıyoruz.  Eğer bu büyüme rakamları doğru ise başka bir sorun var demektir. O da büyümenin sağladığı refahı topluma rasyonel olarak yayamıyoruz, sadece bu büyümeden devletten ballı ihale alan müteahhitler, yüzde 14’le para toplayıp yüzde22-25 aralığında vatandaşa konut ve ihtiyaç kredisi veren bankalar yaralanıyor ve bu büyüme oranları onları kapsıyor. Vatandaşa yansımadığına göre başkaca izahı yok bunun.

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..

14Oca
13Oca