İTİBARINIZ VARSA..! - Remzi Sarıkaş

İTİBARINIZ VARSA..!


İtibar…Ne tılsımlı bir kelime..Pek çok anlamı içerisinde barındırıyor. Hayatın akışı içerisinde pek çok anlamı da yükleniyor. Siyasi dehalarımız sayesinde sözlüklerde olmayan yeni anlamlara kavuşuyor. Manidar bir durum: Siyasetimizin ve siyasetçilerimizin ülkenin sosyal, siyasal, ekonomik ve dış sorunlarına çözüm üretmenin dışında kelimelere yeni anlamlar kazandırma faaliyetlerini göz ardı etmemek lazım. Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim; bu konuda pek mahirler, pek başarılılar!
Neden bu konuya girdim ya da beni bu konuda yazmaya teşvik eden ne? Şunu hemen ifade etmeliyim ki, yöneten siyasilerimiz sayesinde konu bulmakta hiç zorlanmıyorum. Sadece çeşitlilik arz eden konulardan hangisini ele almakta zorlanıyorum. Hepsini bir anda yazsam olmaz, ciltlerce kitaplara malzeme olacak zenginlikte konular var çünkü. Bu da siyasetçilerimizin sağladığı bir zenginlik dersem mübalağa ettiğimi düşünmeyin. Bu ülkede hep birlikte yaşıyoruz ve hep aynı konularla ve sorunlarla muhatabız. Sadece önceliklerimiz farklı olabilir; bu da konulara bakış açımız ve yaklaşımımızla alakalı..

Ekonomiyi bir yana bırakırsak sosyal hayatta, eğitimde, güvenlikte, bürokraside, ticarette büyüyen kara delikler durumun vahametini göz önüne seriyor. Ekonomi dışında, aslında ekonomiyi yerle bir eden sosyo- politik tablodaki gelişmeler daha da vahim. Hepimizin dikkatini çekmiştir mutlaka: 15 Temmuz’un finansörü olarak en üst perdeden ilan ettiğimiz BAE’nin çok muhterem prens’inin(!) ülkemizi ne hikmetse ziyaret edeceği tutmuş. Bu ziyaret yandaş medya mensupları tarafından alkışlarla ve diplomatik zafer olarak karşılanmış. Sanki 15 Temmuz’un finansörü olarak BAE’yi hiç suçlamamışlar, en ağır eleştirileri yapmamışlar gibi! Bunlar, 15 Temmuz’dan önce de Pensilvanya’daki iblisi de yere göğe sığdıramıyorlardı, dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, hem de çok haklısınız! Bunlar kendi yerlerine hiç alakası olmayanlara kendi çamurlarını bulaştırdıklarını ve kendilerini sahneledikleri bu kandırmaca ile arındıklarını, aklandıklarını sanıyorlar. Bırakalım öyle sansınlar; arşivlerimiz onların söyledikleriyle, yazdıklarıyla dolu.  Zamanı geldiğinde bu arşivler açılacak ve gerçekler ortalığa saçılacaktır. O günler çok uzak değildir. Güneş’in doğuşu engellenemez!

BAE Prensi, zat-ı muhterem en üst düzeyde kırmızı halılarla karşılanmış. Tabii bu karşılamadan muhterem prensin(!) memnun kalmadığını söylemek gerçeklerin üzerine örtü örtmek anlamına gelir. Ve 10 milyar dolarlık ticari anlaşmanın imzaları büyük bir mutlulukla atılmış! Bizim için gurur duyacağımız ne büyük bir itibar değil mi?(!) 
Bir hatırlayalım: 15 Temmuz hain kalkışmasından sonra neler söylendi, hafızamızı bir tazeleyelim. Konuyu fazla örneklerle boğmak istemiyorum. Sadece hepimizin hafızasında sönmüş ampulü yakacak somut bir örnekle yetineceğim. İçişleri Bakanımız sayın Süleyman soylu; ”15 Temmuz onların (ABD) talimatı ile oldu. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 15 Temmuz’un ABD ile birlikte faili. BAE, ABD’nin en önemli operasyonel partneri.” şeklinde çok önemli, şiddetli ve öfke içeren açıklamalarda bulundu. Bugün BAE Emiri Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan’ı askeri törenle en üst düzeyde karşılamanın şaşkınlığı içerisindeyiz. Sanki bu muhterem prensi ve ülkesini suçlu olarak göstermedik, eleştirmedik ve öfkemizi kusmadık! Hatta en üst düzeyde kendisine “Şerefsiz!” diye hitap etmedik!

 Kaldı ki bu Prens, Doğu Akdeniz’de İsrail, Fransa, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile anlaşıp Türkiye’nin hak aramasına karşı çıkıp dikilmişti. 10 milyar dolar için bunları unutalım mı? İster istemez insan düşünüyor: 15 Temmuz’un baş faili, “Ne istedilerse verdik!” dediğimiz Pensilvanya’daki iblis 10 milyar dolarla gelse onu da affedip kabul mü edeceğiz?  George Eliot adıyla bildiğimiz İngiliz yazar ve düşünür Mary Anne Evans diyor ki; ”Cebiniz delikse, onu para ile doldurmanın bir faydası yoktur.”
Soruyorum: İtibar bu mu? Yazımızı bir Temel fıkrasıyla sonlandıralım. Temel, işlediği bir suçtan dolayı idam cezasına çarptırılır. İdam sehpasına götürülürken hakim sorar: “ Temel, son olarak söyleyeceğin bir şey var mı?” Temel kendinden gayet emin bir şekilde şöyle cevap verir: “Ha bu bana ders olsun hakim bey!” 

Bizi itibardan yoksun bırakma Allah’ım!

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..