KULAK VERİN, DUYUN ARTIK! - Remzi Sarıkaş

KULAK VERİN, DUYUN ARTIK!


Merkez Bankası’nın faiz indirme kararıyla mutfaklardaki yangına adeta benzin döküldü! Alevler mutfaktan bacaya doğru taarruza geçmiş olup tüm evleri kaplamış durumda, abartmıyorum! Ülkece yanıyoruz! Bu yangını söndürecek araç gereç ve ekipmana ihtiyaç var. Yok mu, diye sorarsanız, mevcudun yeterli olmadığı ortada. Taze kana ihtiyaç var, ekip yenilenmeli!

Ekonomik savrulmamız,  aynı zamanda manevi ve kültürel savrulmamızla karşı karşıya bırakıyor bizi. Moral çöküntüsünün toplum üzerindeki etkisi telafisi mümkün olmayan travmalara sürüklüyor halkımızı. Bu gidişata birtakım dini ifadelerle açıklama getirip yanlışı savunmak ayrıca bir çelişki oluşturuyor. Çünkü, yapılan dini açıklamalara göre her şey hala daha kötüye gidiyorsa, o zaman iki bilinmeyenli bir denklem çıkıyor ortaya: Ya kanıt olarak kullanılan ayetlerde bir yanlışlık var, ya da bu ayetleri anlamıyoruz, yanlış yorumluyoruz. Bence ikincisi. Demek ki bu konuda da yeterli bilgimiz yok ; “şecaat arz ederken sirkatin söyler!” vaziyeti.

Her gün tazelenen değerli yoksulluğumuz(!) kur rekorlarıyla duygu dünyamızı alabora etmeye devam ediyor. Edirne’ye yönümüzü döndüğümüzde önümüze çıkan manzara içimizde az da olsa var olduğunu düşündüğümüz umudumuzu yok etmeye yetiyor. İster istemez komplekse kapılıyor insan: Nerden nereye? Döviz kurunun yükselmesiyle Bulgar Leva’sı 6,43 TL’ye çıktı. Bundan dolayı Edirne ilimiz Bulgarlar için ucuz alışverişin merkezi konumuna geldi; buna sevinmeli miyiz? Utanıyorum, hem de çok utanıyorum. Üstelik 500 euro’ya bütün ihtiyaçlarını karşılamış olmanın mutluluğuyla dönüyorlar ülkelerine. Yani, Avrupa’nın 500 lirasıyla ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Acaba biz 500 TL ile Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde alışveriş yapabilir miyiz? İmkansız! Benim utancım bu işte! Üstelik Yunanistan’dan bile alışveriş için gelenlerin sayısının her gün arttığı gözlemleniyor; kahrolma noktası…

Bunca yanlışa, çözümsüzlüğe, haksızlığa, liyakatsizliğe…rağmen Türkiye’miz güçlü bir ülke.  Ehil ellerde bu badireyi atlatacağına olan inancımızı henüz kaybetmedik. Türk milleti, Atatürk’ün de dediği gibi zeki bir millet olduğunu mutlaka ortaya koyacak ve bu kötü gidişe “Dur!” diyecektir. Uysal göründüğüne kimse aldanmasın! Zamanı geldiğinde gerekeni en doğru biçimde yaparak vatanın ve milletin istikbalinin tehlikeye daha fazla düşürülmesine göz yummayacaktır. Tek çarenin, kendi iradesinin ortaya çıkmasında olduğunun farkındadır.  Yeterince sabır gösterdi, ama sabır taşı çatlamak üzeredir.

Kimse algı operasyonlarıyla milletin aklıyla dalga geçmesin. Herkes, aklını başına devşirip milletin beklentisine kulak versin, çözüm üretsin. İşçinin, emeklinin, dar gelirlinin sorunlarına çare bulmak için samimiyetle gayret göstersin. Demokrasilerde geçerli olan milletin sözüdür ve daima son sözü, o söyler, söyleyecektir de…Dileriz kulak veriliyordur.

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..