Rasyonel Politikalara Acil İhtiyaç Var… - Remzi Sarıkaş

Rasyonel Politikalara Acil İhtiyaç Var…


Değişmeyen gündemimiz ekonomi. Alt başlık ise, emekli ve çalışanların maaşlarına yapılan düzenleme..Yapılan zamlar bağ-kur ve işçi emeklilerini pek memnun etmedi. Bu gruba yapılan zam yüzde 25..Cumhurbaşkanımızla yapılan Kabine toplantısından sonra en düşük emekli aylığının 2500 TL yapıldığı açıklandı Cumhurbaşkanımız tarafından. Yine yeterli değil. Emeklilerimize asgari ücret düzeyinde düzenleme yapılması biraz olsun rahatlatıcı olacaktı. Bu durumda emeklilerimize ilave zam yapılması geçim sıkıntılarını bir nebze olsun azaltacaktır. Yani emeklilerimiz 2500 TL ile yaşamaya mahkum edilmemeli..

Tüm emekli ve çalışanlar, yapılan artışlardan yaşanan hayat pahalılığı karşısında pek memnun olmadılar. Elektriğe, akaryakıta, doğalgaza, ulaşıma, vergilere, MTV’ye, trafik sigortalarına, ev kiralarına…yapılan son zamlar maaşlara yapılan artışları daha cebe girmeden fazlasıyla geri aldı. Sosyal medyada okuduğum bir söz durumumuzu iyi ifade ediyor: “Şu yaşadığımızı Hollanda’da ineğe yaşat, ikinci gün süt vermez!”

2020’de değişik zamanlarda ve en son 2021 Ağustos’undan itibaren enflasyonu düşürüleceğine dair sözler verilmişti. Hala söz verilmeye devam edilmesi öncekilerdeki gibi isabetsizlikle sonuçlanacağı kanaatini kuvvetlendirdi. Elbette ki ilk hedef, enflasyonun düşürülmesi olmalı. Bunun gerçekleşmesi için de; faizlerin düşürülmesi, dövizin yükselişinin engellenmesi, üretimin ve ihracatın artırılması, ithalatın azaltılıp dış ticaret açığının kapatılması, istihdamın artırılarak işsizliğin minimuma indirilmesi, milli paramız TL’nin değerlenerek gerçek itibarına kazandırılması…gibi ekonomik tedbirlerin alınması şarttır.

2021’e 7,40 TL ile giriş yapan dolar, seneyi yüzde 80’e yakın yükselişle kapattı. Hal bu olunca Aralık’ta 18 TL’nin üzerine çıkan doların kura endeksli mevduat faizi ile 11 TL’ye gerilemesi ve kısa sürede 13 TL’nin üzerinde seyretmesi ve durağanlaştı gibi gözükmesi ve bunun ekonomik başarı olarak sunulması sanal bir algı oluşturmaktan başka bir teşebbüs olamaz. Başarı, milli paramız TL ile doların değerce eşitlenmesidir. Kalkınmış, güçlü ülke olduğumuz ancak bu şekilde ifade olunabilir.

2021 yılı TÜFE ve ÜFE enflasyon rakamları 3 Ocak’ta açıklandı. Buna göre aylık bazda TÜFE, çift haneli rakamlara ulaşarak yüzde 13,58; ÜFE, yüzde 19,08; yıllık bazda ise TÜFE yüzde 36,08, ÜFE yüzde 79,89 artış göstererek son 19 yılın zirvesinde kapattı. ÜFE, TÜFE arasındaki makas Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 43,8’le rekor kırdı.

TÜFE’deki bu yüksek oran önümüzdeki aylarda üretime, mal ve hizmet fiyatlarına yansıyacağından enflasyonu daha da yükseltecektir. Yapılan zamları kalem kalem yazmaya gerek yok. Gündelik yaşantımızda fiyat artışlarıyla her gün muhatap olmaktan bi-zar düşmüşüz. Fiyat artışlarının geri alındığı, ülkemizde hiç rastlanmamış bir olaydır. Bu durumda yapılması gereken, kısa vadeli rahatlatıcı programlar yerine orta ve uzun vadeli programlarla refah seviyesini artırıcı programların uygulamaya geçirilmesidir. Yani emeklilerin, asgari ücretlilerin, işçilerin, memurların ve tüm dar gelirlilerin yaşam standartlarını insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye çıkarmaktır. Aksi halde “Bugün dünden pahalı, yarından ucuzdur!” düşüncesi bugünkü hayatımızın özeti olarak literatürdeki yerini alacaktır. Açıkçası rasyonel politikalara acil ihtiyaç vardır.

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..