Sıkıntılarımızın Asıl Nedeni.. - Remzi Sarıkaş

Sıkıntılarımızın Asıl Nedeni..


Demokrasi ile yönetilen toplumların en birinci ihtiyaçları hukuktur. Modern toplum ve modern devlet olmanın da temeli buna dayanır. Sosyal adaletin sağlanması, sosyal refahın toplum katmanları arasında eşit paylaşılması ve kalkınma bu tılsımlı kelimenin anlamında saklıdır. Bireysel huzur ve refahın toplumsal huzur ve refaha dönüştürülmesi, devletle olan bağların güçlü kılınmasını sağlar. Bu da adalet sisteminin şahsi uygulamalardan uzak, herkese eşit uygulanmasını gerektirir. Günümüz dünyasında gıpta ile baktığımız en gelişmiş ülkeler mevcut durumlarını hukukun üstün kılınması ve hukuka olan bağlılıklarıyla elde etmişlerdir.

Şimdi hukukun tanımına değinelim kısaca. Değişik kaynaklarda farklı cümlelerle tanımlanan bu kelime aynı temayı içerir. Bütün tanımlar farklı ifade edilse de aynı anlama gelir. Hukuk, toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların bütünüdür.

Sosyal hayatı yasalar çerçevesinde koruma altına alan, bireylerin haklarının savunan ve maddi-manevi yaptırımlar çerçevesinde düzenlenmiş olan kurallar bütünü hukuk olarak tanımlanıyor… Kamu hukuku, vergi hukuku, ceza hukuku, idare hukuku ve anayasa hukuku gibi birey ve kamu arasındaki hukuktan oluşuyor.

“Hukuk” kelimesi Arapça “hak” kelimesinin çoğuludur ve “haklar” anlamına gelmektedir. “Hak” kelimesi çok eskiden beri Türkçede kullanılmaktadır. “Hukuk” terimi olarak kaynaklara göre 1847’den beri toplumsal hayatımızda ve devlet sistemimizdeki yerini almıştır.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hukukta üç ana unsurun varlığını görmekteyiz: Birey, toplum ve devlet. Hukuk, bu üçlü arasındaki ilişkileri düzenler. Bunlar arsındaki ilke, sınır ve kuralları belirler. Bu bilim dalının bütün kurallarına uyan ve bütün kurallarını birey, toplum ve devlet hayatında egemen kılan devlete “hukuk devleti” denir.

Anayasa’nın 2. Maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Cumhuriyetimizin nitelikleri net bir şekilde ifade edilmiştir.

Bunları neden açıklama gereği duyduğuma gelince; şunu öncelikle ifade etmeliyim ki, bizde yasa problemi yoktur. Tüm aksaklıklar, yanlışlıklar yasaları uygulamamaktan kaynaklanmaktadır. Sorunu temelinde adaletin uygulayıcısı olan yargının bağımsızlığını kaybetmesi ve üstünlerin taleplerine göre karar vermek zorunda kalmasından kaynaklanıyor. Bu konudaki sıkıntıya AYM Başkanı Zühtü Arslan, AYM Yüce Divan Salonu’nda, Anayasa Mahkemesi Anayasa Yargısı Araştırmaları Merkezi(AYAM) ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Anayasal Bir Güvence Olarak Silahların Eşitliği İlkesi” konulu sempozyumun açılış konuşmasında değindi.

Arslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarında silahların eşitliği ilkesinin görünürlüğünün çok önemli olduğunu belirterek, “Adaletin sağlanması, onun gerçekleştiğinin görülmesine bağlıdır.” diye konuştu. Hukuk devletinin olmazsa olmazlarından birinin yargılamanın hakkaniyete uygun yapılması olduğunu belirten Arslan, AYM’ye bireysel başvurulardan büyük kısmının adil yargılanma hakkına ilişkin yapıldığını belirtti. Yüksek Mahkemeye geçen yıl 66 bin 121 başvuru yapıldığını aktaran Arslan, bu başvuruların da yüzde 73’ünden fazlasının adil yargılanma hakkına ilişkin şikayetleri kapsadığını söyledi.

AYM Başkanı şöyle devam etti: “Başlangıçtan itibaren verdiğimiz toplam ihlallerin yüzde 77’si adil yargılama hakkına dahildir. Adil yargılama ile ilgili bir meselemiz var. Bu meseleyi çözmek de hepimizin ortak görevi. Buna yönelik bizim önerimiz, Anayasa Mahkemesi’nin gerek norm denetiminde gerekse bireysel başvuruda adil yargılanma hakkına ve bu hakkın ihlaline yönelik değerlendirmelerinin idari ve yargısal makamlar tarafından dikkatli şekilde ele alınması ve çözüm yollarının bulunmasıdır. Gerçekten de adil yargılanma hakkının korunmadığı, ihlallerin önlenemediği bir ülkede hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla korunması ve işletilmesi mümkün değildir.”

Bu teferruata neden girdiğimi yarı örneklendireceğim.

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Oca
22Oca
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!