“TESLİM ETMEK” VE “TEMSİL ETMEK” ÜZERİNE… - Remzi Sarıkaş

“TESLİM ETMEK” VE “TEMSİL ETMEK” ÜZERİNE…


Ortalık toz duman..Yolumuzu ve yönümüzü bu toz duman içerisinde bulmaya çalışıyoruz. Provokasyonların, hakaretvari tartışmaların, aşağılamaların, entrikaların ülke gündeminden kopuk bir drama’sı sergileniyor. Bu kavgada vatandaş yok, çözüm üretme yok; iktidarı kaybetmeme ya da iktidar olma var. Normal şartlarda böyle olması doğal görülebilir, ama içinde bulunduğumuz şartlar buna müsait değil. Vatandaş sıkıntılı, vatandaş borç batağında, vatandaş geçinemiyor; çözüm istiyor ve bekliyor.

Çözümü üretecek merci de iktidardır. İktidar, hamasetle değil samimiyetle sorunları kabullenip çözüme odaklanmakla mükelleftir. Gerçek patron olan millet, ona bu görevi ve yetkiyi vermiştir. Vatandaşın menfaatine olacak icraatlarıyla bunun bilincinde olduğunu ifade etmelidir. Yürütme, iktidara aittir.

 Tabii, onun icraatlarını denetleyecek mekanizmalar da vardır. Bu mekanizmalardan en önemlilerinden biri de muhalefet görev ve sorumluluğunu üstlenen muhalefet partileridir. Yani muhalefet yürütmenin sorumlusu değil, takipçisidir. İcraatlardan sorumlu tutulamaz, ancak yanlışları belirleyip kamuoyuyla paylaşmak ve hataların düzeltilmesine dair öneriler sunmak gibi bir görev ve sorumluluğu vardır. O da bu görevini demokratik kurallar içerisinde aksatmadan yerine getirmekle mükelleftir.

Bu işleyişteki amaç, ülkenin iyi yönetilmesi, kalkınması, halka refah sunması ve sosyal barışın teminidir. Sağlıklı demokrasilerde bu süreç hep böyledir. Kısacası iktidar, icraatlarını ortaya koyar; muhalefet de bu icraatlardaki yanlış ve eksiklikleri belirler. Bu işleyiş ülkenin, milletin ve devletin menfaatinedir, demokratiktir ve demokrasinin gereğidir. Devlet çarkının demokratik kurallara uygun dönmesi sosyal barışın, sosyal adaletin ve toplumsal huzurun tesisi bakımından çok önemlidir.

Diyeceğimiz şudur ki, sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için devlet çarkının sağlıklı dönmesi şarttır. Elbette iktidarla muhalefet arasında bir rekabet ve bir mücadele olacaktır. Ama, bu mücadele muharebeye dönüştürülmemelidir. Dönüştürülürse; bunda en çok zararı ülkemiz, halkımız ve sonra da kendileri göreceklerdir. İktidarın iktidarını devam ettirme düşüncesi doğal bir hakkı olduğu gibi, muhalefetin de iktidar olma mücadelesi vermesi en doğal hakkıdır. Bu, kimsenin kimseye bir lütfu değildir. Bundan dolayıdır ki siyasilerimizin yaptıkları konuşmalar, attıkları nutuklar çok önemlidir. Siyasetçilerimizin söyleyeceklerini düşünce süzgecinden geçirip söylemeleri yaşanılan toplumsal tedirginliğin hafiflemesine, kaygıların azalmasına ve ümitlerin yeniden filizlenmesine vesile olacaktır.

Hiçbir iktidar ülkeyi ilelebet yönetme yetkisinin ya da yöneteceklerin kimler olacağı iradesinin kendisinde olduğunu düşünme hakkına sahip değildir. Bu düşünce demokratik değildir de.. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider. Bu irade, millet iradesidir. Millet, ülkeyi yönetme yetkini ve görevini iktidara verir; yani ülkeyi teslim etmez, temsil etmeyle görevlendirir. Doğal olarak muhalefetin de ülkeyi temsil görevi için siyasi mücadele yapması demokratik hakkıdır. Bunun içindir ki, “ülkeyi teslim etmeyiz!” sözü çok talihsiz ve düşünülmeden söylenmiş bir söz olarak siyasi hafızamızdaki yerini almıştır. Size millet tarafından verilen temsil yetkisinin yine millet iradesiyle muhalefete de verileceğini kabullenmek demokratik bir erdem olacaktır. “Teslim etmek” ve “temsil etmek” kavramlarını ayırt edelim, birbirine karıştırmayalım. Sonra farklı sonuçlar doğurabilir!

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Oca

Kutlu Yürüyüş

19Oca
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..