Ümitsiz Olmayalım! - Remzi Sarıkaş

Ümitsiz Olmayalım!


Acısıyla, hüzünleriyle, özgürlüğümüzü kısıtlayan koronasıyla ve akıttığı gözyaşlarıyla, ekonomik kriziyle bir yılı daha geride bırakıp yeni bir yıla “Merhaba!” diyoruz. Takvimden bir yılı daha eksilttik. Bir yaprak daha düştü hazan bahçelerinden. “Artık solan bu bahçede bülbüllere yer yok!” şarkısını mı terennüm etsek içimizden. Yok, öyle yapıp içimizi karartmayalım. Üzerimizdeki karamsarlıktan silkinip ruhumuzu arındıralım. Evrene güzel mesajlar gönderelim.

Hayatımızın son iki yılını yaşamadık, yaşayamadık. Bir virüs bireysel ve toplumsal özgürlüğümüzü elimizden alıp yargılamadan mahkum etti bizi. Tüm insanlığın sosyal, siyasi ve iktisadi hayatını felç etti. Bir kabus gibi çöküverdi hayatımızın üzerine. Bireysel ve toplumsal psikolojimizi bozdu. Hayatımız tüm renklerini kaybedip monotonlaştı. Sevdiklerimizle bir araya gelmemize sansür koydu. Asosyalleşip hiçbir şeyden tat alamaz olduk. Hayat akışımız heyecandan mahrum kaldı.

Hakkını yemeyelim, güzel bir hayat dersi de verdi bize: İnsana değer vermeyi; tüm canlıları sevmeyi ve korumayı; ekolojik dengeyi bozmanın nelere mal olacağını; sağlığın ne kadar önemli olduğunu ve kıymetini bilmemiz gerektiğini; özgürlüklerin insanlık için ne kadar önem taşıdığını; sağlıkçılarımızın kıymetini bilmemiz gerektiğini… de öğretti bizlere. Tabii bu benim öngörüm, ne kadar doğru olduğunu zaman gösterecek bize. Yanılmamayı çok arzu ediyorum. Bu konudaki bencilliğimi itiraf edip zamanın beni haklı çıkarmasını istiyorum.

Yeni bir yıl, yeni umutlar demek… Yeni beklentiler, yeni heyecanlar, yeni arzular demek… İçimizde ümidin yeniden filizlenmesi demek. Hayata sımsıkı sarılıp aydınlıklara doğru yolculuk etmek demek. Üzerimizi bir kabus gibi kaplayan karamsarlık bulutlarını dağıtıp gelecek güzel günlere doğru bir ummanda yelken açmak demek. Karanlıklardan aydınlığa ve güneşe doğru seyahate çıkmak demek. O halde şimdi silkinme ve kendimize dönme zamanı. Geçmişimize bakıp geleceğe kazandığımız tecrübeler ışığında emin adımlarla yürüme zamanı. Hiç unutmamalıyız ki, geçmişiyle barışmayan geleceğiyle savaşır.

Elbette hayat, bir var olma savaşıdır. Bu savaşı kazanmak için tüm inancımızla mücadele etmeliyiz. Bu şekilde, yaşayamadıklarımızı yeniden yaşayabilir, kaybettiklerimizi de yeniden kazanabiliriz. Bu fani dünyada sadece ölümün çaresi olmadığının bilinciyle yaşanabilir bir dünya özlemimizin gerçekleşmesi için tüm çabamızı ortaya koymalıyız. Eğer inanırsak zafere ulaşabiliriz. Çünkü zafer, inanarak verilen mücadelenin sonucunda elde edilir. Burada Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir özdeyişini örneklemek istiyorum: “ Zafer, zafer benimdir diyebilenin; muvaffakıyet, muvaffak oldum diyebilenindir.”

Yeni duyguların içimizde filizlendiği, yeni umutların yeşerdiği sevgi, barış, kardeşlik ve huzur dolu bir dünya diliyorum milletimize ve tüm insanlığa. Umarım 2022 yılı, beklentilerimizin gerçekleşeceği ve tüm güzelliklerle yakın bir gelecekte vuslata erişeceğimizin müjdecisi olur. Mutluluk, sağlık ve güzellik dolu nice yeni yıllara…

remzisarikas@gazetebanka.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Oca

Huzur Veren Beyanatlar!

16Oca
15Oca

Güneş Mutlaka Doğacak..

14Oca
13Oca